Kişisel Gelişim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kişisel Gelişim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
1 Ekim 2013 Salı
Great Song
What my life really means is that the songs that I sing
Are just pieces of a dream that I've been building
And we can make a stand and hey, I'm reachin' for your hand
'Cause I know damn well we can if we are willing
But we gotta be....
Got to be willing
11 Aralık 2009 Cuma
Özgüven
Özgüven önemli bir kişisel özelliktir; yaşamla baş etmemizi ve sorunlarla gerçekçi bir şekilde mücadele etmemizi sağlar ve zorluklara dayanmamızı kolaylaştırır. Özgüven kazanma süreci, yaşamın önemli zorlukları ile başa çıkma gücüne sahip ve mutlu olmaya layık bir kişi olma deneyimidir.
Özgüven insana güç verir, enerjisini artırır ve daha fazla çaba göstermeye özendirir. Başarı için ilham kaynağıdır. Başarılarımızla gurur duymamızı ve onlardan keyif almamızı sağlar.
Bizim yaklaşımımıza bağlı olarak başka insanlar ve dışımızdaki olaylar özgüvenimizi yükseltebilir ya da bitirebilirler. Yaşama özgüvenli bir şekilde yaklaşmak ve bunu sürdürmek önemlidir. Ancak, aşırı bir güven duygusu ile hareket ederek kendimizi ve diğer insanları tedirgin etme riskini de almamak gerekir.
Özgüvenimiz olmadığında işleri yapabilme yeteneğimizden emin olamayız. Gerekli beceriye ve deneyime sahip olduğumuzu bildiğimiz halde daha önce hiç yapmadığımız bir işle karşılaştığımızda endişeleniriz. Birçok durumda, özellikle karar vermemiz, inisiyatif kullanmamız veya yeni insanları işin içine katmamız gereken durumlarda rahatsız ve huzursuz oluruz.
Buna karşın, aşırı bir güven duygusu içinde davrandığımızda; sınırlarımız olduğunu kabul etmek istemeyiz, yeteneklerimiz hakkında gerçekçi olmayan düşüncelere kapılırız. Üzerimize aşırı iş yükü alırız, böylece her zaman iyi iş yapamayız. En iyiyi bizim bildiğimizi düşünürüz, önerileri göz ardı ederiz, bize yardım etmek isteyenleri de genellikle reddederiz.
Olması gereken düzeyde bir özgüvene sahip bulunduğumuzda ise; en iyi için çaba göstereceğimizi ve kabul edilebilir bir sonuç ortaya koyacağımızı bilerek işleri ele alırız. Bir işi yapamadığımızda mazeret üretmek yerine yeniden denemeye başlarız. İlk seferinde tümüyle doğru olarak anlamadığımız ya da yapamadığımız bir işin dünyanın sonu anlamına gelmediğini biliriz. Hatalarımızı dert etmek yerine onlardan ders almasını becerebiliriz. Bir çok durumla ve sorunla daha iyi baş edebiliriz.
Özgüven hedeflerimizin peşinden giderken bize güç verir. Başarılarımızla doyum ve rahatlık hissetmemize izin verir. Özgüvenimizin güçlü olması durumunda başarı bize doğal ve doğru gelir.
Birçoğumuz, belirli zamanlarda, belirli insanlarla ve belirli durumlarda kendimizi güvenli hissederken bazı durumlarda, zamanlarda ve bazı insanların karşısında özgüvenimizi yitiririz. Kendimize olan güven duygumuzu nelerin etkilediğini doğru anlamamız gerekir.
Bunun için şu soruları kendimize sormalıyız ve dürüst cevaplar vermeliyiz.
Ø Kendimize en çok güvendiğimiz zamanlar hangileridir? Yeteneklerimizden emin olduğumuz ve kendimizi en rahat hissettiğimiz durumlar nelerdir?
Ø Karşısında özgüvenimizin en yüksek olduğunu düşündüğümüz insanlar kimlerdir? Niçin?
Ø Onlar, bize özgüvenimizi artıracak ne söylüyorlar veya ne yapıyorlar?
Ø Ne zaman kendimize olan güvenimizin en düşük olduğunu hissediyoruz?
Ø Özgüvenimizi azaltanlar nelerdir? Hangi insanlar ve hangi durumlar bizim kendimizi güvensiz hissetmemize neden oluyor? Söylenen ya da yapılanlar nelerdir?
Bu sorulara cevap verirken hazır olmadığınız yeni durumlardan ya da kıyafetinizin ve dış görünümünüzün iyi olduğu zamanlardan söz edebilirsiniz. Özgüven, çoğunlukla, kendimizi nasıl hazırladığımız ve kendimizi nasıl gördüğümüz ile ilgilidir. Özgüven gelip giden, azalıp artan bir duygudur. Bazı günler kendimizi diğer günlere göre daha güvenli ve güçlü hissederiz. Bazı günlerde de kendimizi arkadaşlarımızın yanında yetersiz hissederiz veya kendi yeteneklerimizi sürekli olarak onlarınki ile kıyasladığımız durumlar yaşarız.
Özgüvenimizin zayıfladığı durumlarda yapabileceğimiz ilk iş, hiç kimsenin mükemmel olmadığını kabul etmektir. Belki, başka insanların sizin sahip olmadığınız becerileri vardır. Ancak, siz de büyük olasılıkla onların yapamadığı bazı şeyleri yapabiliyorsunuz.
Özellikle, onlarla rekabet edebileceğiniz alanlarda kendi yeteneklerinizi geliştirmeye odaklanın. Tüm yapabileceklerinizi aklınıza getirin, yapamayacaklarınız için fazlaca endişelenmeyin, onlara takılıp kalmayın.
Özgüveni artırmanın iyi bir yolu, yaşamdaki başarılarımızı hatırlamaktır. Sahip olduğumuz tüm yeteneklerimizi, iyi kullandığımız becerilerimizi aklımıza getirelim ve güvenli davranarak kazançlı çıktığımız zamanları hatırlayalım.
Eğer, siz de özgüveninizi kazanmak ve geliştirmek istiyorsanız, yeteneklerinizi önemseyin ve kabuğunuzdan çıkın. Daha rahat ve girişken davranmayı öğrenin. Fikirlerinizi daha sesli ifade edin. Sorumluluklar alın. İş yaşamınızda karar alma süreçlerinde ve uygulamalarda daha aktif olarak kendinizi gösterin. Enerjik olmak için bu tür insanları kendinize örnek alın. Cesaretli olun, hata yapmaktan korkmayın. Başarısızlıkların birer ders olduğunu ya da başarı yolunda küçük molalar olduğunu düşünün. Elde ettiğiniz her başarıyla özgüveninizin arttığını göreceksiniz.
kigem.com dan alıntıdır...
Özgüven insana güç verir, enerjisini artırır ve daha fazla çaba göstermeye özendirir. Başarı için ilham kaynağıdır. Başarılarımızla gurur duymamızı ve onlardan keyif almamızı sağlar.
Bizim yaklaşımımıza bağlı olarak başka insanlar ve dışımızdaki olaylar özgüvenimizi yükseltebilir ya da bitirebilirler. Yaşama özgüvenli bir şekilde yaklaşmak ve bunu sürdürmek önemlidir. Ancak, aşırı bir güven duygusu ile hareket ederek kendimizi ve diğer insanları tedirgin etme riskini de almamak gerekir.
Özgüvenimiz olmadığında işleri yapabilme yeteneğimizden emin olamayız. Gerekli beceriye ve deneyime sahip olduğumuzu bildiğimiz halde daha önce hiç yapmadığımız bir işle karşılaştığımızda endişeleniriz. Birçok durumda, özellikle karar vermemiz, inisiyatif kullanmamız veya yeni insanları işin içine katmamız gereken durumlarda rahatsız ve huzursuz oluruz.
Buna karşın, aşırı bir güven duygusu içinde davrandığımızda; sınırlarımız olduğunu kabul etmek istemeyiz, yeteneklerimiz hakkında gerçekçi olmayan düşüncelere kapılırız. Üzerimize aşırı iş yükü alırız, böylece her zaman iyi iş yapamayız. En iyiyi bizim bildiğimizi düşünürüz, önerileri göz ardı ederiz, bize yardım etmek isteyenleri de genellikle reddederiz.
Olması gereken düzeyde bir özgüvene sahip bulunduğumuzda ise; en iyi için çaba göstereceğimizi ve kabul edilebilir bir sonuç ortaya koyacağımızı bilerek işleri ele alırız. Bir işi yapamadığımızda mazeret üretmek yerine yeniden denemeye başlarız. İlk seferinde tümüyle doğru olarak anlamadığımız ya da yapamadığımız bir işin dünyanın sonu anlamına gelmediğini biliriz. Hatalarımızı dert etmek yerine onlardan ders almasını becerebiliriz. Bir çok durumla ve sorunla daha iyi baş edebiliriz.
Özgüven hedeflerimizin peşinden giderken bize güç verir. Başarılarımızla doyum ve rahatlık hissetmemize izin verir. Özgüvenimizin güçlü olması durumunda başarı bize doğal ve doğru gelir.
Birçoğumuz, belirli zamanlarda, belirli insanlarla ve belirli durumlarda kendimizi güvenli hissederken bazı durumlarda, zamanlarda ve bazı insanların karşısında özgüvenimizi yitiririz. Kendimize olan güven duygumuzu nelerin etkilediğini doğru anlamamız gerekir.
Bunun için şu soruları kendimize sormalıyız ve dürüst cevaplar vermeliyiz.
Ø Kendimize en çok güvendiğimiz zamanlar hangileridir? Yeteneklerimizden emin olduğumuz ve kendimizi en rahat hissettiğimiz durumlar nelerdir?
Ø Karşısında özgüvenimizin en yüksek olduğunu düşündüğümüz insanlar kimlerdir? Niçin?
Ø Onlar, bize özgüvenimizi artıracak ne söylüyorlar veya ne yapıyorlar?
Ø Ne zaman kendimize olan güvenimizin en düşük olduğunu hissediyoruz?
Ø Özgüvenimizi azaltanlar nelerdir? Hangi insanlar ve hangi durumlar bizim kendimizi güvensiz hissetmemize neden oluyor? Söylenen ya da yapılanlar nelerdir?
Bu sorulara cevap verirken hazır olmadığınız yeni durumlardan ya da kıyafetinizin ve dış görünümünüzün iyi olduğu zamanlardan söz edebilirsiniz. Özgüven, çoğunlukla, kendimizi nasıl hazırladığımız ve kendimizi nasıl gördüğümüz ile ilgilidir. Özgüven gelip giden, azalıp artan bir duygudur. Bazı günler kendimizi diğer günlere göre daha güvenli ve güçlü hissederiz. Bazı günlerde de kendimizi arkadaşlarımızın yanında yetersiz hissederiz veya kendi yeteneklerimizi sürekli olarak onlarınki ile kıyasladığımız durumlar yaşarız.
Özgüvenimizin zayıfladığı durumlarda yapabileceğimiz ilk iş, hiç kimsenin mükemmel olmadığını kabul etmektir. Belki, başka insanların sizin sahip olmadığınız becerileri vardır. Ancak, siz de büyük olasılıkla onların yapamadığı bazı şeyleri yapabiliyorsunuz.
Özellikle, onlarla rekabet edebileceğiniz alanlarda kendi yeteneklerinizi geliştirmeye odaklanın. Tüm yapabileceklerinizi aklınıza getirin, yapamayacaklarınız için fazlaca endişelenmeyin, onlara takılıp kalmayın.
Özgüveni artırmanın iyi bir yolu, yaşamdaki başarılarımızı hatırlamaktır. Sahip olduğumuz tüm yeteneklerimizi, iyi kullandığımız becerilerimizi aklımıza getirelim ve güvenli davranarak kazançlı çıktığımız zamanları hatırlayalım.
Eğer, siz de özgüveninizi kazanmak ve geliştirmek istiyorsanız, yeteneklerinizi önemseyin ve kabuğunuzdan çıkın. Daha rahat ve girişken davranmayı öğrenin. Fikirlerinizi daha sesli ifade edin. Sorumluluklar alın. İş yaşamınızda karar alma süreçlerinde ve uygulamalarda daha aktif olarak kendinizi gösterin. Enerjik olmak için bu tür insanları kendinize örnek alın. Cesaretli olun, hata yapmaktan korkmayın. Başarısızlıkların birer ders olduğunu ya da başarı yolunda küçük molalar olduğunu düşünün. Elde ettiğiniz her başarıyla özgüveninizin arttığını göreceksiniz.
kigem.com dan alıntıdır...
5 Kasım 2009 Perşembe
Orhan Hançerlioğlu'nun Düşünce Tarihi
Arkadaşlar bu yazımda bu aralar okuduğum bir kitaptan bahsetmek istiyorum istiyorum. Kitabın adı Düşünce Tarihi adından sanki çok ağır bir kitapmış havası veriyor gibi gözüksede aslında okunması çok rahat bir kitap. Kitabın en çok sevdiğim yanı bugün bilinen bir çok yanlışa ışık tutması. Biliyorsunuz çağımız bilgi çağı herkes birşeyler öğrenmek kendini geliştirmek istiyor ancak sizce duyduğumuz, gördüğümüz hatta okuduğumuz her bilgi doğru mu acaba?.
İnsanlık tarihinin yeni başladığı dönemlerde insanlar kendini, yaşamı, doğayı şimdi olduğundan daha fazla sorguluyor, daha fazla kafa patlatıyorlardı. Şimdi ise herkes para kazanma, geçim sıkıntısı, telaş, zaman sıkıntısı gibi stres dolu bir hayat yaşıyorlar ve düşünmeye vakit bulamıyorlar. Düşünmeye vakit bulamadıkları gibi duydukları herşeye kafa patlatmadan, sorgulamadan inanıyorlar veya eksik öğrendikleri bilgileri kendilerine göre (çoğu zamanda kendi çıkarlarına göre) yorumlayarak tamamlamaya ve içlerini bu şekilde rahatlatmaya çalışıyorlar. Ee tabi başka ne yapacaklardı bu kadar iş, güç, yoğunluk arasında kafalarındaki sorulara bir an önce cevap bulup işlerine yönelmek istemeleri çok doğal. Ne yapsınlar, dünya düzeni böyle baştaki patronu memnun etmek için bizden hep daha fazla çalışmamız bekleniyor, herkesde de patron olma potansiyeli olmadığına göre böyle sürüp gidiyor.
Peki bu durumda ben ne öneriyorum?
Felsefe okuyun!! Boş vakitlerinizde mesela televizyon izlemek yerine felsefe okuyun. Ben Düşünce Tarihini okuyorum sizede öneriyorum.
Dünyanın kurulduğu günden bugüne kadar hangi fikir aşamalarından geçtiğini öğrenmek isteyenler, yanlış öğrendikleri bilgileri düzeltmek isteyenler için çok faydalı bir kitap.
Herkese saygılar, sevgiler...
4 Kasım 2009 Çarşamba
Around-n-Over - Kas Gücüyle Yolculuklar
İsmi ERDEN ERUÇ, bilgisayar yazılımcısı ve yüksek makine mühendisi ama şuanki işi Dünyayı Gezmek!!
Nasıl mı?
Herşey ofisinde oturuken önündeki haritaya bakıp kafasında bir rota belirlemesiyle başlamış. Daha sonra 2003 yılında hem Dünyayı Gezme hayalini gerçekleştirmek hemde kar amacı gütmeden Dünyayı daha yaşanabilir bir hale getirmek için Around-n-Over isimli kuruluşu Amerikada hayata geçiriyor.
Hikayesi beni çok etkiledi, yani çocuklara daha iyi bir eğitim vermek, ve kas gücüyle yaptığı yolculuklarla çocuklara ve insanlığa ilham kaynağı olmak ne kadar güzel bir amaç değil mi? Hem de dünyanın dört bir yanını geziyor ve her kıtanın en yüksek noktalarına çıkıyor.
İşte izleyeceği rota
Aslında bu taa 1997 de başlayan bir proje, haberlerde ve dergilerde duymuşsunuz, bende 2003 te duymuştum ama hiç ilgimi çekmemişti, şimdiyse daha iyi anlıyorum ne kadar muazzam bir amaç olduğunu.
"Hayal, müspet düşünce, hedef, niyet, cüret, cesaret, özgüven, ara hedefler, ekip çalışması,
sebat, paylaşım, sonuç, kıvanç, tevazu, erdem..." - Erden Eruç
işte bukadar zorlu bir mücadele....
Şimdi bu yazıyı kalkıp hepbirlikte dünyayı gezelim diye mi yazdım? Hayır bu yazının amacı şudur: İnsan düşündüğü herşeyi gerçekleştirebilir yani olay kafada bitiyor. İnsan beyni sınırsızdır, beynimizi doğru şekilde çalıştırısak başaramayacağımız hiçbir şey yok. Ve en önemlisi beynimizi iyi şeyler için çalıştırabiliriz.
Around-n-Over projesi hakkında daha fazla bilgi almak isterseniz buradan ulaşabilirsiniz.
Kendinizdeki potansiyeli kullanmanız dileğiyle!!
Herkese dolu dolu bir yaşam
"Hayal, müspet düşünce, hedef, niyet, cüret, cesaret, özgüven, ara hedefler, ekip çalışması,
sebat, paylaşım, sonuç, kıvanç, tevazu, erdem..." - Erden Eruç
işte bukadar zorlu bir mücadele....
Şimdi bu yazıyı kalkıp hepbirlikte dünyayı gezelim diye mi yazdım? Hayır bu yazının amacı şudur: İnsan düşündüğü herşeyi gerçekleştirebilir yani olay kafada bitiyor. İnsan beyni sınırsızdır, beynimizi doğru şekilde çalıştırısak başaramayacağımız hiçbir şey yok. Ve en önemlisi beynimizi iyi şeyler için çalıştırabiliriz.
Around-n-Over projesi hakkında daha fazla bilgi almak isterseniz buradan ulaşabilirsiniz.
Kendinizdeki potansiyeli kullanmanız dileğiyle!!
Herkese dolu dolu bir yaşam
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)